Avukat Arama

Sehire Göre Avukat Arama

Yurtdışında Türk Avukat Arama


*Yeni

 
  • Görev yeri değişikliği bir cezadır

    .


Görev yeri değişikliği bir cezadır

Öğretmen soruşturma gereği görev yeri değiştirlmesi kararı bir cezamıdır ?tedbir midir? Bu kunuda hukuki yardım almak istiyorum ( konunun özü soruşturma sonucu idare hem kınama cezası vermiş hemde görev yeri değişikliği, bu bir suça iki ceza anlamına gelmektedir) saygılar. soruşturma gereği görev yeri değişen Öğretmen idareciliğe baş vuramaz ,Son üçyıl içinde soruşturma gereği görev yeri değiştirilen Öğretmen anadolu Lisesi Öğretmenliğine müracat edemez ibaresi bulunmaktadır . bu sürgününün en büyük ceza olduğunu kanıtlamaya yetmez mi.

Cevap #1
Tanışıyoruz.
Aleyhime yalan da olsa şahit,sahte de olsa belge olmaksızın soruşturma geçirdiğimi,hem yer değişikliği yaptıklarını hem de 1/30 oranında maaş kesimi cezası aldığımı,şu anda AİHM in kararını beklediğimi biliyorsunuz.9.9.1999 dan beri süren ve hâlâ üzerimde hissettiğim haksız ve hukuka aykırı SÜRGÜN damgasını silebilmek için..
Şimdi sorunuza gelerek,Atama işlemimle ilgili Danıştay kararında; Bu işlem hukuka aykırıdır,iptali gerektiğinden,çoğunluk kararına katılmıyorum diye muhalif oy bildiren M.Y.Ö.nün Karşı Oy gerekçelerinden bir kısmını yazıyorum:
...İli,..İlçesi ...İlköğretim Okulunda öğretmen olarak görev yapan davacının,bu görevden alınarak .....İlçesi ....İlöğretim Okuluna öğretmen olarak naklen atanmasına ilişkin işlemin,davacı hakkında düzenlenen 15.7.1999 günlü,410/33 sayılı soruşturma raporundaki idari teklif uyarınca tesis edilmesi nedeniyle dava konusu işlemin hukuka uygunluk denetimi;bu raporda yer alan eylemlerin sübuta erip ermediği ve subuta eren eylemlerin de işlemin tesisine dayanak oluşturabilecek nitelik ve yeterlikte olup olmadığına bağlıdır.
.....14.5.1999 tarihli dilekçe ile ücret karşılığı okuttuğu dersleri bıraktığını belirtmek eyleminin ise subuta ermesine karşın,dava konusu işlemin dayanağını oluşturacak nitelik ve yeterlikte bir eylem olmadığı anlaşıldığından,davacının naklen atanmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle,davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.
Sorunuzun net cevabını almışsınızdır.Gayet açık....
İyi günler...

Cevap #2
Ahim E Dava Açmak Maddi Yönden çok Masraflidir Deniliyor Bu Rakam Nekadar Saygilar

Cevap #3
İşlenilen suc sabit bile olsa bir suça iki ceza hukuka aykırıdır.
Bu şartlarda sürgün olan ,3 yıl aynı yere tayin isteyemez ,Maaşla ödüle teklif edilemez,görevde yükselemez .
Bu durumda idare sürgünün tedbir olduğunu savunmakta haksızdır. Fakat Bunu Yüce yargı önünde kanıtlayacak daha fazla bilgiye ihtiyaç vardır.

Cevap #4
Karşı oydaki ifadeden de anlaşıldığı gibi, bu işlemin (Atama/Sürgün) tesisine dayanak olabilecek nitelik ve yeterlik..den bahsederken,demek ister ki; kişinin subuta eren eylemlerine karşılık yapılan bu atama fazla olmuştur.Daha da Türkçesititle=:B Dediği, dediğim ve dediğiniz gibi:-657 öyle bir cezadan söz etmese de- SORUŞTURMAYA DAYALI YER DEĞİŞTİRME BİR CEZADIR.Öteki verilen cezadan ayrı olarak.
AHİMdeki dava masrafıyla ilgili olarak şunu söyleyebilirim.
Konuyu yakından bilen bir avukat arkadaş 3000€ istedi.Kazanırsak alırız demedi.İşini bilmeyen bir memurda trink bu kadar para olmaz.Mecburen,standart AİHM Türkçe başvuru formunu 16 sayfa ve 20 den fazla belgeli olarak kendim hazırladım.Masrafım sadece yurdışı iadeli taahhüt mektup parası kadar oldu.Bu form internette bulunuyor.Türkçe olanı seçiyorsunuz ve bunları bilgisayardan yazılabilir hale çevirdikten sonra,yazdığınızı düzeltme imkânını da bularak dolduruyor ve yazıcıdan çıkartıyorsunuz.
O formların nasıl yazdırılabilir hâle getirildiğini ben bilmiyorum.Benim çocuk,bilgisayar arkadaşlarından öğrenerek bu işi hazırladı.Gerekirse öğrenir, size aktarırım.
İyi günler...

Cevap #5
bazen Kendi kendime gülüyorum .malesef idareci vasfı taşımayan hatta memur olması bile doğa kurallarına aykırı olan bazı şahsiyetler yönetici oluyor .Örnek:
Müdürle sorun(kavga boyutunda canıma kasıt edilmiştir) yaşıyoruz müdür beni ben müdürü şikayet ediyorum ben halen aynı yerde müdür aynı yerde soruşturma oluyo soruşturma bitiyo tam 3,5 ay sonra sürgün yazısı geliyo .
böyle bir yönetim bozukluğu olabilirmi acı acı gülmek diye buna denir.
Aynı Müdür yıllar sonra zimmet işine karışıyo ama o sürülmüyor İl merkezine Ödüllendiriliyor . olayın içinde olmasam gülmekten çatlarım
verdiğiniz bilgilere teşekkürler Avrupa İnsan hakları mahkemesine gitmeye gerek Kalmadan Haklı Davamı kazanırımda Bunlara gerek kalmaz diye temenni ediyorum saygılar

Cevap #6
Bizdeki teftiş sistemi malesef böyle çalışıyor... Bu sistemden başka türlü sonuçlar beklemek de, malesef gereksiz bir beklenti.

Çünkü, Teftişi harekete geçirmek en üst amirin yetkisinde... En üst amir, kendi atadığı veya fikir birliği içinde bulunduğu bir memurla/amirle ilgili bir şikayet olduğunda, teftiş makenizmasını harekete geçirmiyor. Ya şikayet örtbas ediliyor, ya da şikayetçi haksız çıkarılıyor. Suç barizse, bu defa, ne yaparız da, en az ceza ile kurtarırız diye kafa yoruluyor. Bahsettiğiniz gibi, akçeli işten görevden alınmış gibi gösterilip, ödül anlamına gelen atamalar yapılıyor.

Teftiş makenizması ancak, kurum tarafından gözden çıkarılmış, tabir yerinde ise, siyaseten bileti kesilmiş memurun/amirin üzerine gönderiliyor. Kendisine görev tevdi edilen müfettiş kardeşimiz de, makenizmanın çalışma biçiminin farkında olduğundan, gözden çıkarılmış ve siyaseten bileti kesilmiş olan memurun/amirin üzerine öyle çullanıyor ki, Fenerin , Galatasarayı 6-0 yendiği maçta, Galatasaray üzerine çullanması yanında fasafiso kalır. İncir çekirdeğini doldurmayacak kadar önemsiz konular, enine boyuna irdelenip, ansiklopedi kalınlığında Soruşturma Raporları yazılır... Doğrusu, işin teftiş kısmı, yamyamların, yenilecek kurban etrafında dans etmeleriyle birebir benzeşir... Müfettiş raporunu yazar infaz (dans) tamamlanır...

Aziz Nesin sağ olaydı, bu teftiş hikayelerinden 80-100 kitap daha yazardı ya, neyse...

Uzun lafın kısası, bizdeki teftiş sistemi ile teftiş yapılması mümkün değildir. Teftişin, hakikaten, teftiş niteliği kazanabilmesi için, teftiş makenizması siyasi iradeye bağlı olmaktan kurtarılmalı, savcılar gibi resen harekete geçebilme yetkisi tanınmalıdır.

Bu yapılamıyorsa, adını, Bostancıbaşılar Grubu veya İnfaz Ekibi gibi bir ada dönüştürmek daha isabetli olacaktır.

Cevap #7
Yaw, Kantaroncu, tabloyu bu kadar karanlık, halkı bu kadar çaresiz göstermek doğru mu ? Başka yollar da var teftişi harekete geçirmek için... diyenleri de duyar gibi olduğumdan, meslenin o boyutunu da kurcalamak vacip oldu...

Evet, bir memurun/amirin suç işlediğini biliyoruz. Şikayet ediyoruz, lakin henüz bileti kesilmediğinden veya kurum amirleri tarafından gözden çıkarılmadığından, yaptığımız başvurular auta gidiyor. Çaresiz misiniz/miyiz ?

Hayır... Çare var... Hele ki akçeli bir konuysa, yaz dilekçeyi ver Savcılığa... Savcılık, şikayet konusu olayla ilgili, Ön İnceleme yapılması için ilgili kuruma gönderir... Savcılığın Ön İnceleme talebinden sonra kurum amirine herhangi bir hareket alanı kalmaz. 30 gün içerisinde Ön İnceleme yapılması zorunludur... İşte, Ön İnceleme yapılacak, adalet yerini bulacaktır.

Ama kazın ayağı (ne ilgisi varsa) öyle değildir... Kurum amiri (merkez teşkilatlarında Bakan, illerde Vali) henüz biletini kesmediği memuru öyle kolay kolay teslim etmez... Ön İncelemeyi kendine ya da hakkında Ön İnceleme yapılacak memura/amire en yakın müfettişe yaptırır... Allahın bir muhalif kulu, gitti Savcılığa dilekçe verdi, diye, has bahçenin güllerine kelepçe vurulacak değildir, artık... Ön İnceleme yapılır yapılmasına da, suçlanan memur/amir sütten çıkmış ak kaşık, şikayeti yapan da müfteri olur... Sonuç: Ortada hiçbir suç yoktur... Suç olmayınca da, haliyle suçlu da olmaz... Geriye kala kala iftira etmiş, bir muhalif kalır...

Yaw, kara tablo çizmekten yorulmadın mı Kantaroncu ? Bıktım, bıkmasına ya, tabii yollar tükenmiş değil... Suçluyu adaletin karşısına çıkarmak için bir yolumuz daha kaldı... Ön İnceleme Raporuna itiraz etmek... Şikayet edilenin makamına göre, ya Danıştay ya da Bölge İdare Mahkemesine itiraz...

İşin bu itiraz kısmı da ayrı bir komedi... Ön İncelemede, suçlanan memurun/amirin bileti kesilmediğinden, aleyhinde hiçbir delil toplanmadığı, aksine lehine bir çok delil toplandığı için, itiraz merciinin önüne giden dosyaya göre, şahsen ben karar verecek olsam bile, itirazı reddederim...

Şikayetim üzerine hazırlanan Ön İnceleme Raporlarını okuduğumda, kaç sefer Yaw, ne utanmaz, arlanmaz adamsın Kantaroncu... Sütten çıkmış ak kaşık timsali bir amiri şikayet eder, devletin bir sürü adamını gereksiz yere meşgul edersin... diyesim gelmiştir.

İtiraz merciinin matbu cevabı hazırdır zaten bilgisayarda...Adı geçen kamu görevlisinin üzerine atılı suçu işlediğini kanıtlayacak bilgi ve belge elde edilemediğinden... Kopyala, yapıştır...

İtirazınız da reddoldu mu ? Oldu... Geriye başka hukuk yolu kaldı mı ? Kalmadı...

Peki geriye kalan bir şey yok mu ? Olmaz mı, elbette var... Geriye iftira ettiği kesin bir müfteri kalır... Bu müfteri, sıradan yurttaşsa yine de şanslı sayılabilir... Ya memursa, yandı gülüm keten helva... Devlet, memurunu iftiralara ve isnatlara karşı koruyacaktır... Onun için de, haksız iftira ve isnatta bulunan memuru yargılanmak üzere Savcılığa teslim eder... Dilekçe senin mi ? Senin... İmzayı sen mi attın ? Evet ben attım... Kaçacak yerin var mı ? Yok... Sen en iyisi iyi bir avukat bul ey müfteri....

Cevap #8
işini bilen idareci her dönemde işini yürütüyor. karektersiz yanar dönerler pek seviliyor yalakalrrın her zaman baş köşede yeri hazır.
şahısın her sene şikayet üzerine 2 soruşturma geçiriir kimisinde kopyala yapıştır kimisinde amir affı
KANUNLAR VE YÖNETMELİKLER SADECE GARİBANLAR İÇİNDİR diyenler var.doğrumudur bilmem? paran varsa,dayın varsa,etkili dostların varsa,siyasetten anlıyorsan ,kim tutar seni ya yoksa

Cevap #9
Gençliğimde,70 li yıllarda şunu öğrenmiştim -Ve de doğruyu öğrenmişim- Herkes kanun önünde eşittir.Ama,bazıları daha çok eşittir.
Geçenlerde kafama takılmıştı;bizim Çalışkan diyor ya,Bir suça iki ceza yahu adam bir suç işliyor TCK ya göre yargılanıyor.Netice:Şu kadar hapis,bu kadar para cezası,o kadar da Kamu haklarından mahrumiyet Oldu mu sana bir suça üç tane ceza..Tamam.Bu doğru.Doğru veya yanlış TCK öyle yazıyor.
İşte tam Çalışkannın isyan ettiği yere geliyoruz:İdarî mevzuatta disiplin cezaları yazılıyken ve bunların içinde Yer değişikliği diye bir ceza yokken, yer değiştirme nasıl ceza maksatlı olarak kullanılır?
Eğer Çalışkan bu konuyu 2,5 yıl önce açsaydı,aynı şekilde meseleyi, ben de yaşadığım için, AİHM deki davama taşırdım.Maalesef geç kaldık..
İyi günler..

 





 

HukukEKSPER.com ve İnterneti çok daha hızlı kullanabilmeniz için  'u öneriyoruz.